27 Ocak 2012, İstanbul
26 Nisan 2012 Perşembe
kış
27 Ocak 2012, İstanbul
ocak 12.
ocak 12.
6 Mart 2012 Salı
Kolay Poğaça Tarifleri
Elif Yaren
__
4 Mart 2012 Pazar
Sıfır Beden
O iğne deliğinden geçebilmek için yeterince incelmedim. Daha fazla şiir içip, bir takım şarkılarla ağzımı çalkalamalıyım belki de o vakte kadar. Ama bu insan elinden çıkma 'şey'ler yetersizken, yetersiz ve oyalamaca... O iğne deliğini görmezden gelebilmek adına toprağı öğrenmeliyim. Kahverengi, kırmızı, siyah, ıslak, kuru, humuslu kederler... Ölüm gibi yoğun, kokulu ve her an bastığın her yerde.
Bir iğne deliğinden söz ediyorum. Kendi ekseni etrafında dönen, dönen, durmadan kendini savuran, batıdan doğuya... Biliyorum. O iğne deliğinden geçebilmek için kendimi aynı anda savurmalıyım onunla. Her an, her an ve her an.
...
Bir iğne deliğinden söz ediyorum. Kendi ekseni etrafında dönen, dönen, durmadan kendini savuran, batıdan doğuya... Biliyorum. O iğne deliğinden geçebilmek için kendimi aynı anda savurmalıyım onunla. Her an, her an ve her an.
...
1
Elif Yaren
.
galaxy
Beni düşündüren pek çok şey var. Kalabalık. Beni düşündüren yığın fazla kalabalık. Ama sokağa çıktığınızda kimse sizden farklı değil. Aynı sokakta yürüyoruz, aynı havayı soluyoruz, üşümemek için giyiniyoruz, sevişmek için soyunuyoruz, hepimiz su içiyoruz. Yolları bir yerden bir yere gitmek için kullanıyoruz. Durduğumuz yer aynı. Ve fakat bunları bilmek yetmiyor. Bizi birbirimizden ayıran hislerimiz. Ne hissettiğimiz değil ''ne kadar yoğun hissettiğimiz''dir... Taş atmak. Bir dereye, göle, denize ve okyanusa. Kuru bir yaprağa ayna muamelesi yapmak, eski bir kitaba yatak, bir fincana hafıza muamelesi yapabilmek. Hangi aşkın ardından ihanete, melankoliye, hüzne, acıya, kırgınlığa, küskünlüğe, şiire, şiirlere, şarkılara o çılgın ve ağır şarkılara boğulursak boğulalım durduğumuz yer, soluduğumuz hava, içtiğimiz su bir öncekiyle aynı. Yanılıyor olabilirim. Bunları yazıyorken aslında aksine kendimi geriye doğru bırakıp ''yakalayın beni'' diye de bağırıyor olabilirim.
Sonra biri geldi, kollarım arasında öldü. Metanetin gizini ve düğümünü çözdüm ben. Bunun için kadın olmaya ya da bilmeden sevmeye de gerek yok. Birini yeterince içeriye alıp ellerini sımsıkı tuttuğunuzda uzay boşluğuna taş atmaya başlarsınız.
Kalbimde lüzumundan fazla metanet var.
Sonra biri geldi, kollarım arasında öldü. Metanetin gizini ve düğümünü çözdüm ben. Bunun için kadın olmaya ya da bilmeden sevmeye de gerek yok. Birini yeterince içeriye alıp ellerini sımsıkı tuttuğunuzda uzay boşluğuna taş atmaya başlarsınız.
Kalbimde lüzumundan fazla metanet var.
10lar
(...)
Şeytandan bahsettiğini biliyorum. Köpek kokusundan, bıçaklardan, hayretlere düşüren garip cümlelerden ve acayip öpüşlü erkeklerden... Birlikte geçmiştik o sokaktan. Hepsini gözlerindeki altın halkalardan tanıdığını gördüm. Onları yaladığını ve gömdüğünü... Sayıları ne kadar fazlaysa o kadar mümkündü senin için. Onları kendinden kurtarıyordun.
Şeytandan bahsettiğini biliyorum. Köpek kokusundan, bıçaklardan, hayretlere düşüren garip cümlelerden ve acayip öpüşlü erkeklerden... Birlikte geçmiştik o sokaktan. Hepsini gözlerindeki altın halkalardan tanıdığını gördüm. Onları yaladığını ve gömdüğünü... Sayıları ne kadar fazlaysa o kadar mümkündü senin için. Onları kendinden kurtarıyordun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





